Talya Dişağcıyan / Psikolog

2013 yılında Kadir Has Üniversitesi Psikoloji bölümüne burslu olarak başlayıp okulun ikinci döneminden itibaren onur bursu almaya hak kazanan Talya Dişağcıyan, 2017 yılında bölümünden yüksek onur derecesi, fakülte ve bölüm dereceleriyle mezun olmuştur. Lisan eğitiminin üçüncü yılında Coventry Üniversitesi, İngiltere’de bir eğitim dönemi geçirmiş ve bu süreçte Dr. Rachael Davies ve Dr. Gwion Jones süpervizörlüğündeki klinik vaka tartışmalarına katılmış, laboratuvar incelemelrinde bulunmuştur. Lisans eğitimi sonrasındaki bir buçuk yıllık süreçte birçok klinik deneyim edinmiş, ardından Bournemouth Üniversitesi (İngiltere) Klinik Psikoloji yüksek lisans programına birincilikle kabul edilmiş ve üstün akademik başarı bursu (BU Executive Dean’s Scholarship) ile yerleşmeye hak kazanmıştır. Şu anda İngiltere’de yüksek lisans eğitimini tamamlıyor olup, önümüzdeki yıl uzmanlığını alarak aramıza dönecektir.
4 yıllık lisans eğitiminin ilk iki yılında 3B Çocuk Akademisi’nde Uzman Klinik Psikolog Oya Şakiroğlu Çanak rehberliğinde 3-5 yaş çocuklarda Piaget’nin gelişimsel çalışmalarını yürütmüştür. Bu süreçte Sensory Play, High Scope ve Montessori çalışma ve öğretilerinin uygulanmasına rehberlil etmiştir. Gelişimsel deneyiminin ardından Yeşilköy Acıbadem International Hospital’da Yrd. Doç. Dr. Ferahim Yeşilyurt süpervizörlüğünde ergen ve yetişkin
vaka formülasyonları hazırlamış; denetimsel ve klinik deneyimler edinmiştir. Mezuniyetinin ve başarılı mülakat süreçlerinin ardından İngiltere’nin Sağlık Bakanlığı NHS’in IAPT (Improving Access for Psychological Therapy) servisinde fahri asistan psikolog olarak görev yapmaya hak kazanan Dişağcıyan, 5 ay boyunca BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi) yönelimli ve oldukça verimli mesleki deneyimler edinmiştir. Bu süreçte 16 yaş ve üzeri anksiyete, depresyon, stres, OKB, panik bozukluk ve yaygın anksiyete bozukluğu olan çeşitli vakalarla Bilişsel Davranışçı çerçevede telefon görüşmeleri ve yüzyüze görüşmeler yaparak lisans süresince kazandığı teorik bilgilerini pratiğe çevirmiştir. Buna ek olarak; depresyon, stres ve anksiyete kurslarının yönetiminde önemli rol oynamış, uyku atölyelerine rehberlik etmiştir. NHS’ten almış olduğu eğitimler arasında ‘’Klinik Beceriler Eğitimi’’, ‘’Kaygı Bozukluklarının Ayırt Edilmesi’’, ‘’Otizmli Danışanlarla Çalışmak’’, ‘’Bipolar Bozukluk’’ ve Obsesif Kompulsif
Bozukluk’’ gibi eğitimler bulunmaktadır.

İngiltere’deki deneyimi sonrası ADYA Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde psikolog olarak görev yapan Dişağcıyan BDT yönelimli çalışmalar yürütürken aynı zamanda terapi süreçlerinin idaresinden de sorumludur. Bunun yanı sıra psikolojik ölçek değerlendirmeleri, vaka tartışmaları ve danışan ödevlerinin düzenlenmesi ve takibini de yapmaktadır. Yaklaşık 8 aydır şirketimiz For Educators’ın asistan ve içerik geliştiricisi olarak görev yapan Talya Dişağcıyan; eğitim içeriklerimizi hazırlamakta, eğitim tanıtımlarımızı yapmakta ve sunumlarımızı hazırlamaktadır. Sağlamış olduğumuz eğitimleri birebir gözlemleme şansına sahip olması kendini gelişim alanında daha ileri taşımasına olanak sağlamaktadır.

Tüneldeki Işık: Okul Öncesi Süreçteki Ebeveynlere Okul Seçiminde Yol Gösterici Bir Rehber

Ebeveynlik sorumluluk gerektiren bir meşguliyet. Çocuklarımız okula başladıklarında ise bu daha da karmaşıklaşabiliyor. Bu hem heyecanlı hem de stresli bir süreç. Peki onlar için en uygun okulu nasıl seçeceğimizi biliyor muyuz? Etrafımızda bize nasihatlerde bulunan, bizi uyaran birçok ebeveyn veya ebeveyn adayı varken doğru yolu nasıl bulacağız?

Ülkemiz ele alındığında okul öncesi programları oldukça rekabetçi bir şekilde karşımıza çıkıyor. Her okul ebeveyn olarak beklentilerinizi karşıladığını göstermek için afili cümleler kurup, ismini bile bilmediğiniz farklı metotlar sunarken velilerin kafalarının karışık olması da beklenmedik bir durum olmasa gerek. Bir ebeveyn olarak ileride pişman olmayacağımız ve çocuğumuzun kendini evi kadar huzurlu hissedeceği bir okul bulmak isteriz. Peki hangi kriterlere dikkat etmeliyiz? Bu yazımda bu konuyu irdeledim.

Okul seçiminde psikolojik ve gelişimsel etmenlerden ziyade, öncelikle aile ihtiyaçlarına yönelik bir yol çizmek daha idealdir. Uzmanlara göre, okul ziyaretlerinde okulun açılış ve kapanış saati, eve veya işe yakınlığı, ulaşımın olup olmadığı, okul ücreti, sınıf mevcudu ve her çocuğa düşen çalışan sayısının dikkate alınması gerekiyor. Buna ek olarak, başvuru ve kayıt prosedürüne de önem verilmeli. Okul incelemeleri ise son dakikaya bırakılmamalı, aceleye getirilmemelidir. Unutulmamalıdır ki, başlangıçta atılacak sağlam bir adım size ve çocuğunuza katlanarak geri dönecektir.

Tercih edilecek okul öncesi kurumun eğitim felsefesi nasıl olmalıdır? Okul seçerken okulun eğitim felsefesi, okulun misyon ve vizyonu, eğitmenlerin kullandığı eğitim metotları ve bu metotların geçerlilik ve güvenilirliğine dikkat edilmelidir. Buna ek olarak, eğitim kadrosu ve kadronun deneyimi; öğretmen, yardımcı öğretmen, psikolog ve psikolojik danışmanların kişisel ve mesleki gelişimlerine ne kadar önem verildiği ve mesleki etik ve prensipleri göz önünde bulundurulmalıdır. Uzun yıllar önce mezun olmuş bir eğitimcinin her ne kadar yeterli deneyimi olsa dahi, bu deneyimler günümüz neslinin ihtiyaçlarıyla örtüşmüyor olabilir. Bu nedenle, güncel eğitim yöntemlerinin takip edilmesi, sürekli eğitim felsefesi doğrultusunda hareket edilmesi ve yeni yöntemlere açık olunması gereklidir.

İtibar ve referansın okul seçimindeki rolü nedir? Okula yönlendirilecek sorular nasıl olmalıdır?

Okul ziyaret edilmeden önce bağlı olduğu dernek ve bakanlıklarla iletişime geçilmeli, daha önce herhangi bir ihlâl veya şikâyet olup olmadığı araştırılmalıdır. Okulun itibarının en önemli belirleyicilerinden biri okulun size referans sağlayıp sağlayamadığıdır. Önceki veli ve çalışanların görüşleri, öğrenci geribildirimi, okulun çevre okullarla iletişimi ve muhitteki itibarı size başlıca izlenimi verecektir. Okul ziyaretinde elinizde mutlaka bir soru listesi bulunmalıdır. Bu sorulardan bazıları şunlar olabilir: ‘‘Velileriniz kurumunuzun hangi hizmet veya davranışlarından memnuniyetlerini dile getiriyorlar?’’, ‘‘Velilerle yaşadığınız herhangi bir olumsuzluk karşısında bununla nasıl başa çıkabilirsiniz?’’, ‘‘Akran zorbalığı ile nasıl başa çıkıyorsunuz?’’, ‘‘Okula alışma sürecinde zorluk yaşayan bir çocuk için nasıl bir çözüm yolu üretirsiniz?’’.

Kurallar ve davranışsal yönlendirme nasıl olmalıdır?

Sınıf kuralları açık ve her çocuğun anlayacağı dilde yazılmalı ve kurallar sınıfa çerçeveletilerek asılmalıdır. Çocuklar olumlu davranışa teşvik edilmeli, yanlış davranışın sonuçları gösterilirken doğru davranış ödüllendirilmelidir. Sınıfta bir ödül köşesi oluşturulmalı, çocuklar doğru davranışa yönlendirilmelidir. Çocuklara, nelerin yapılmamasından ziyade nelerin yapılması gerektiğini aşılayan olumlu ve yapıcı bir felsefeyle yaklaşılmalıdır.

Tercih edilecek okulun öğrenci ve çalışan oranının önemi nedir?

Okul öncesi dönemdeki çocukların yaş aralığı ve temel ihtiyaçları göz önünde bulundurulduğunda, bu yaştaki çocuk ilgiye daha muhtaçtır. Bu sebeple sınıf mevcudu ne kadar az ve sınıftaki öğretmen ve yardımcı öğretmen sayısı ne kadar fazla olursa çocukların ihtiyaçlarına o kadar çabuk yanıt verilir. Örneğin, sınıfta yapılan çalışmalar sırasında tuvalet ihtiyacının karşılanması veya kusma ihtiyacı olan bir çocuğun konforunun sağlanması için öğretmen ve yardımcılarının yeterli sayıda olması ve gerekli müdahalenin hızlı şekilde yapılması gerekmektedir.

Okulun ev veya iş yerlerinize yakınlığı seçiminizde ne kadar etkilidir?

Küçük yaşlarda henüz okula alışmakta olan bir çocuğu erkenden yatağından kaldırıp saatler süren bir yolculuğa sürüklemek pek de mantıklı değildir. Çocuk, sırf saygınlığı olan bir okula gidecek diye eğitiminin daha ilk basamağında ebeveynler kendi itibarlarını ön plana çıkarmak yerine çocuğun rahatlığı ve mutluluğunu düşünmelidirler. Bunun yanı sıra, okul öncesi; çocuk, ebeveyn ve öğretmen üçlemesinden oluşur. Okul eve ve işe ne kadar yakın olursa herhangi bir olumsuzluk karşısında o kadar çabuk ve kooperatif bir çözüm sağlanır.

Ulaşım hususunda nelere dikkat etmelisiniz?

Ev veya iş yeri çevresinde herhangi bir okul öncesi kurum olmaması durumunda düşünülmesi gereken, bir başka muhitteki kuruma nasıl ulaşım sağlanacağıdır. Servisin konforu, servis çalışanlarının iş etiği ve serviste herhangi bir gözetmen bulunup bulunmadığı önemli kriterler arasındadır. Servis şoförünün ve gözetmenlerin velilerle birebir iletişim halinde olması ve rutin dışı herhangi bir durumda velinin anında bilgilendirilmesi gereklidir. Güvenlik yapılandırılmasında hangi kriterleri göz önünde bulundurmalısınız? Okul öncesinde güvenlik önlemleri olmazsa olmazlar arasındadır. Okuldaki yangın ve deprem yönetmeliğinin güncel olması, tatbikatların düzenli yapılması, acil çıkış merdivenlerinin olması, oyun alanındaki materyallerin tehlike teşkil etmemesi ve mutfak vb. alanlardaki kesici aletlere çocukların erişiminin engellenmesi en önemli maddelerdendir. Okulda olabilecek her türlü kazaya karşı bir sağlık ve revir bulunmalı, revirdeki ilaç ve malzemeler sürekli yenilenmelidir. Okul çevresinin çitlerle donatılması veya duvarlarla çevrelenmesi hem yabancıların dışarıdan erişimini engelleyecek hem de çocukların okul bitmeden dışarı çıkmasını önleyecektir. Okulun güvenlik görevlisinin yaşı, deneyimi, itibarı ve referansları da çok önemlidir. Güvenlik görevlisinin tüm veli ve çocukları tanıması, kapıyı sürekli kilitli tutması ve tanımadığı yabancıları, kişinin çocuklarla yakınlığı teyit edilene kadar çocuklardan uzak bir alanda ağırlaması gerekmektedir. Bunun yanı sıra engelli bireylerin okul içinde en rahat şekilde hareket edebilmeleri için kaldırım, tekerlekli sandalye ve asansör gibi temel araçların okul içerisine yerleştirilmesi gereklidir.

Okulun dış mekan yapılandırmasının çocuk üzerindeki etkileri nelerdir?

Kayıt süreci öncesi dikkat edilmesi gereken diğer husus okulun bir bahçesi olup olmadığı ve okul dışı aktivitelere ne sıklıkta yer verildiğidir. Okul öncesi kurumların aktif oyun alanlarının olması ve bu aktivitelerin sağlanması çocukların kaba ve ince motor becerilerinin gelişmesine ve çocukların sağlıklı bir rutin oluşturmalarına olanak sağlayacaktır. Sensory play olarak adlandırdığımız duyusal oyun programları çocukların beş duyusunu kullanarak aktif öğrenme sağlanmakta, onlara daha yaratıcı, çok yönlü düşündüren ve geliştiren bir ortam oluşturulmaktadır. İyi bir gözlem yeteneği olan bir eğitimci, gerekli öngörülerde bulunarak ve çocuğun okul dışı aktivitelerdeki katılımını göz önünde bulundurarak velilere etkili bir çağrı yapacaktır. Bu sebeple bu aktivitelere yer verilmesi hem
çocuğun kendini keşfetmesi, hem de sınıf ortamından tamamen uzaklaşmadan sosyal ortamlara girmesine olanak sağlayacaktır.

Okuldaki beslenme programı nasıl olmalıdır?

Temel ihtiyaçlara değinilecek olursa, artık neredeyse bütün kurumlar hizmetleri arasına beslenmeyi de dahil etmiş durumda. Fakat beslenme nasıl olmalı? Okul öncesi dönemde yemek konusunda seçici olan bir çocuğun okula başladıktan sonra beslenmesini çeşitlendirdiğini görürüz. Çocuklar davranışsal olarak öğrendiklerinden, akranları ve okulun tutumunun bu süreçteki rolü büyüktür. Bu sebeple okul seçiminde kurumların beslenme takibi yapıp yapmadığı; mineral, vitamin ve besin değerlerine dikkat edip etmediği ve ara öğün temin edip etmediğine dikkat edilmelidir.

Okulun tuvalet eğitimi konusundaki tutumları nasıl olmalıdır?

Beslenmenin yanı sıra diğer bir temel ihtiyaç ise tuvalet hususudur. Kurumun tuvalet eğitimi verip vermediği, hijyene ve iş etiğine ne kadar önem verdiği en önemli kriterler arasındadır. Çocuğunuz henüz bağımsız olarak tuvalete gidemiyorsa sizin için ideal kurum bunu sağlıyor olmalıdır. Bazı okullar öğrencilerinin tuvalet eğitimi almış olması kriterini koyarken, bazı okullar bu süreçte çocukları destekleyebilecekleri sözünü verirler. Kurum çocuğunuzun tamamıyla tuvalet eğitimi almış olmasını bekliyorsa, olası bir tuvaletini kaçırma durumunda bununla nasıl başa çıkabilecekleri sorulmalıdır. Okulun bu konudaki tutumu çok önemlidir. Örneğin, çocuğun yedek kıyafetlerinin okulda saklanacağının ve bilinçli çalışanlarının durumla başa çıkabilecek deneyimlere sahip olduklarının garantisini verebilirler.

Uyku programında nelere dikkat edilmelidir?

Okul öncesi çağdaki çocuğun okula uyum sağlaması ve yorgunluğunu atması açısından evdeki uyku saatlerinin aynı şekilde okulda da devam etmesi gerekmektedir. Seçeceğiniz kurumun uyku çizelgesinin bulunmasına, çocukların her gün aynı saatte yatırılıp aynı saatte uyandırıldığına dikkat etmelisiniz. İdeal uyku çizelgesi 2 saati aşmamalı, çocuğun
uykusuna alması adına ise 1,5 saatten kısa olmamalıdır. Okullardan yastık, pike ve nevresim gibi uyku materyallerini temin edip etmedikleri sorulmalıdır. Bunların sizin tarafınızdan temin edilmesi gerekiyorsa ne sıklıkta yıkandıklarına özen göstermelisiniz. Ayrıca uyku saatlerinde başlarında bir yetişkinin bulunması, sessiz bir ortam oluşturulması ve güvenliklerinin sağlanması gerekmektedir.

Tercih edeceğiniz okul çocukları ne şekilde yetiştirmelidir ve çocuklara hangi özellikler aşılanmalıdır?

Tek düze, sorgulamayan bir çocuk yetiştirmektense soru sormaya teşvik eden, çok yönlü ve farklı düşünen çocuklar yetiştirilmeli; yalnızca sınıf ortamında ve masa başında geçirecekleri bir eğitim müfredatı hazırlamaktansa çocukları hem bilişsel hem de sosyal yönden destekleyici aktiviteler hazırlanmalıdır. Okullarda drama temelli ve yaratıcı
düşünmeyi teşvik edici, takım gücü gerektiren oyun ve çalışmalar ve çocukların ilgi alanlarına yönelik yapılandırmalar olmalıdır. Böylece çocuklarınız daha özgüvenli ve problem çözebilen bireyler olma yolunda ilk adımlarını atacaklardır. Ayrıca, yeteneği keşfedilen çocuğun o doğrultuda bir yol çizmesine destek olunmalıdır. Bundan hareketle, ilkokul seçiminde bu kriterler göz önünde bulundurularak veliyle aktif iletişim sağlanmalı ve çocuk için en elverişli ortam oluşturulmalıdır. Veliler, seçimlerini her çocuğa eşit mesafede olan bir okuldan yana kullanmalıdırlar. Bunun yanı sıra, okul içerisindeki zorbalığa karşı duruşlarını net bir şekilde ortaya koyan bir
kurum, ileride oluşabilecek problemlerin başarıyla çözümlenmesi hususunda güven teşkil eder. Belli bir stres ve kriz yönetim planı oluşturmuş bir kurum, olası bir probleme karşı her zaman hazırlıklıdır.

Okuldaki rehberlik hizmetleri nasıl olmalıdır?

Çocuğun gelişimsel sürecinin desteklenmesi ve uzman görüşünün alınması adına okullarda mutlaka bir psikolog veya psikolojik danışman bulunması gerekmektedir. Bilişsel, gelişimsel ve sosyal süreçlerinin desteklenmesi, yaş aralıklarına yönelik eğitim planlamalarının oluşturulması ve çocuğun akranlarıyla içinde bulunduğu durumda birebir gözlemlenmesi gerekmektedir. Buna ek olarak; düzenli veli görüşmelerinin planlanması, her çocuk için psikolojik gelişim takibi yapılması ve bunların dosyalanması, gerekli durumlarda ise çocuk için en faydalı merkeze yönlendirilme yapılması gereklidir. Veli, öğretmen ve rehberlik servisi sürekli olarak etkileşim halinde olmalı, çocuğun ihtiyaçlarına yanıt verilerek endişeleri giderilmelidir.

Okul seçimindeki en önemli kriter nedir?

Tüm bu kriterler bir kenara, en önemli husus çocuğun okulu sevmesidir. Veli, kendi konforundan çok çocuğunun o okulda ne kadar mutlu olacağını, oryantasyon sürecinin nasıl ilerleyeceğini göz önünde bulundurmalıdır. Çocuğa okula başlamadan gerekli açıklama yapılmalı, okulun asıl amacı anlatılmalıdır. Çocuğun duygularına önem verilmeli,
tedirginliklerinin üzerinde durulmalıdır. Kafasındaki soru işaretlerini yanıtlamak birincil olarak anne babanın görevidir. Okul ziyareti sırasında çocuğun ortamda nasıl hissettiği, hangi alanlara daha çok dikkat ettiği gözlemlenmeli, ona da söz hakkı verilmelidir. Neticesinde gününün çoğunu okulda geçirecek olan siz değil, çocuğunuzdur. Bu nedenle okul seçimi aceleye getirilmemeli, çocuğun da görüşü alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki çocuklarımızı bizim olamadıklarımıza değil, asıl olmak istediklerine yönlendirmeliyiz. Yaşayamadığımız hayallerimizi çocuklara yüklememeliyiz.

Bir Yorum Bırakın

Yorum Yap