Selin Özkan / Uzman Psikolojik Danışman

1972 İstanbul doğumlu olan Selin Özkan, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünü 1994 yılında bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık  ve Rehberlik bölümünde yüksek lisansı 1997 yılında tamamlayıp çeşitli özel okullarda rehberlik hizmetleri koordinatörü olarak çalışmıştır. 2014 yılında Bilgi Üniversitesi Travma Psikolojisi ve Yetişkin Eğitimi üzerine eğitimler almıştır.

Halen ebeveyn danışmanlığı ve öğretmen eğitimcisi olarak mesleki kariyerine devam etmektedir. 2017 yılından itibaren Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde doktora çalışmalarını sürdürmekte olan Selin Özkan evli ve iki çocuk annesidir. For Educators eğitici eğitim merkezinin kurucu ortağıdır.

Çocuğum İçin Doğru Okul Neresi? 

Okula başlama yaşı geldiğinde okul arayışları başlar. “Çocuğum için doğru okul neresidir?”, “Nerede mutlu ve üretken olur?”, “Acaba öğretmenini ve arkadaşlarını sevecek mi?” ,“Onlar çocuğumu aralarına alacaklar mı?”, “Ya alışamazsa ya da sevmezse?”… Bu ve buna benzer düşünceler beynimizi meşgul ettikçe kaygılanmaya başlarız; kaygımız arttıkça da yanlış karar alma eğilimimiz artar.

Peki ne yapmalıyız? Öncelikle şunu belirtmeliyim ki iyi veya kötü okul yoktur. Beklentilerimize uygun olan ya da olmayan okul vardır. Peki beklentilerimiz ne oranda gerçeği temsil ediyor? Olağanüstü, sıra dışı beklentilerimiz mi var? Çocuğumuz için mi yoksa kendimiz için mi bu beklentileri oluşturuyor, hayaller kuruyoruz?

İnsanoğlu toplumsal, sosyal bir canlıdır ve bir topluluğa ait olmak ve kendi varoluşunu gerçekleştirmek ister. Ailemiz, yaşadığımız yakın çevre, iş yerimiz ve okulumuz, sosyalleştiğimiz ve ait olmaktan haz duyduğumuz, aynı zamanda da varoluşumuzu gerçekleştirdiğimiz alanlardır.

Bununla birlikte bu alanlar bize sürekli bir mutlu olma hali vadetmez. Hayatın gerçekleri olan acı, üzüntü, yenilgi, reddedilme, kabul görmeme, başarısızlık gibi duyguları da buralarda yaşarız. Zira mutluluk, neşe, başarı, kazanma, kabul görme gibi duygular da hayatın bir parçasıdır.

Sadece tek bir parça üzerine yoğunlaşıp diğerlerini yok saymak bizim bir bütüne ulaşmamızı engellediği gibi varoluşumuzu gerçekleştirmemize de izin vermez. Oysa Viktor Frankl’in da söylediği gibi “İnsan tam ve bütündür.” Kaygıyla birlikte tüm bu duygular karar verme süreçlerimizi bir sis gibi kaplayarak bizi gerçeklikten ve kabul edilebilirlikten uzaklaştırır.

Çocuğumuz genetik özelliklerimizi taşımakla birlikte, bizim devamımız değildir. O, bizden farklı bir duygu ve düşünce ağına aittir; onun da kendi hayalleri, beklentileri, beğenileri ve planları olacaktır. Dolayısıyla sizin beklentileriniz ve hayalleriniz ile onunkiler bazı noktalarda birbirine paralel ilerleyecek bazı noktalarda ise birbiriyle çakışacaktır.

OKUL SEÇİMİNDE YAPILMASI GEREKENLER

Bir Yorum Bırakın

Yorum Yap